Menu

8 MART DEYİNCE… | Dünya Kadınlar Günü

Üstü tozlanmış bir şarkıdır “o” sadece 8 Mart ’ta hatırladığımız…

Hani Neco’nun seslendirdiği:

“Besleyip büyüten onlar,

Baş tacımız onlar,

Kadınlarımız onlar…” diye başlayıp biz kadıların ruhunu okşayıp mutlu eden. Aslında kadınlar için çok şiirler yazıldı, nice tablolar yapıldı daha nice nice besteler yapıldı ama benim ilk aklıma gelen bu oldu. Kadın ve erkek eşitsizliğinin pek dile getirilmediği yıllarda henüz küçük bir kız çocuğuydum. Ya bizler kanıksamış ya da öyle söylendiği gibi bir eşitsizlik söz konusu bile değildi. Sonra  birden ne değişti bilmem kamuoyunda hep kadın-erkek eşit midir? diye bize sormaya başladılar.

çiçekler içinde çizilmiş kadın resmi

Hiç eşit olur mu Allah aşkına? Bu dünya bir denge üzerine kurulmuş aynı terazinin iki kefesi gibi. Terazide dengeyi sağlamak için kefenin bir gözüne satılacak ürün konurken diğer kefeye dirhem konulur mesela. Bu yönden ürünlere kadın-erkek diye bakabiliriz. Eğer erkek cesursa kadın da hoşgörülüdür ya da erkek akıllıysa kadın da çalışkandır. Böylelikle her iki taraf da mağdur edilmeden Allah(c.c.) Teala’nın verdiği bir takım özelliklerle taçlandırılır.

Bazı özelliklerimizi de kendimiz geliştiririz mesela. Resim yapmayı sevenin ressam, top oynamayı sevenin futbolcu olması gibi. Bu gibi özellikler asla kadına veya erkeğe verilmiş bir üstünlük değil bilakis şahsa bahşedilmiş bir Allah vergisidir.

kadın resmi

Gelelim yine kadın-erkek eşitsizliğine. Haksızlığa uğrayan kadınlar hemen de hiddetlenir bu soru karşısında. Hemen savunmaya geçip erkeklere olan kinlerini dile getirirler. Aslında çoğu haklıdır. Birisiyle hayatını birleştirmek sadece giyilen beyaz bir gelinlikten ve başa takılan taçtan ibaret değildir çünkü.

Hanımına şiddet uygulayan erkeklerin de mutlaka anneleri vardır ama annelerine toz kondurmak istemezler. Üstelik hayatta da en sevdikleri varlık anneleridir. Ama ya eşleri onlar da bir ana değil mi ki bunu hiç akıllarına getirmezler.

Kainat Efendimiz (s.a.v) kadını bir gelincik çiçeğine benzetirken koklamayı; bir cam şişeye benzetirken de kırmamayı bilin, demek istemiştir.

üç kadın resmi

Yazımızı Hz. Mevlana’nın sözüyle bitirirsek:

Bir insan ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir. Kıymet bilene denk gelesiniz!

Diğer Yazılarımıza Da Göz Atabilirsiniz:

Türk Tarihinde Halı Sanatı

8 MART DEYİNCE…

Can Dostlarımız

Tolstoy’un Bisikletinin İlham Veren Rolü

Gecekondu Ve Onlarca Özlem

Gece Midir Hüzünlendiren, Yoksa Kendimiz Mi?

DEPREM GERÇEĞİ (Sorunlar Ve Çözüm Önerileri)

Yazımı Karıştırılan Sözcüklerden Bazıları

PARFÜMÜN HAYATIMIZDAKİ YERİ VE KOKULAR

Beğen  141
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapılan Yorumlar ( 2 )