Menu

Altın Civciv Hikayesi

Henüz yumurtadan yeni çıkmıştı civciv. Kardeşleri gibi o da sapsarıydı. Şöyle bir etrafına bakınca kendini ağaçların altında mini minnacık hissetti. Derken önünden anne karınca ve onun onlarca yavrusu peşi sıra yürüyordu. Onları görünce kendini dev aynasında sandı. Ne de çok mutlu olmuştu onların küçücük olmasından ötürü. Başını göğe kaldırıp anne karıncaya:

-Senin adın ne? diye sordu büyüklenerek.

-Çimen, dedi. Peki senin adın ne?

-Bilmiyorum henüz. Annem daha adımı koymadı, deyince.

-Git o zaman öğren! İsimsiz hiç civciv olur mu? Bak benim yavrularımın hepsinin bir adı var. Çağırdım mı hepsi bilir ve gelirler.

Daha adını bile bilmeyen civciv izin isteyerek  uzakta gölgede oturan tavukların yanına gitti.

-Özür dilerim bayanlar. Hanginiz benim annemsiniz? Benim adım yok da. Kendime uygun bir isim arıyorum.

Bir yandan sohbet edip bir yandan da örgü ören tavuklar onunla pek ilgilenmeyip:

-Sonra koyarız şimdi çok işimiz var, dediler.

İçlerinden biri:

-Hey ufaklık bak ilerde baban var. Var git o koysun adını.

Hızlı adımlarla o yöne giden küçük civciv soluk soluğa kalmıştı. Zor zahmet horoza:

-Merhaba baba. Ben yeni yavrunuzum benim adım yok da bana bir isim koyar mısın? diye geldim.

O anda ötmeye hazırlanan bay horozun konsantresi bozulmuştu. Hiddetle baktı civcive.

-Git başımdan küçük! Öğle vaktini kim duyuracak insanlara. Saati olan var olamayan var. Var git anan koysun adını!

-Gittim ama çok işleri vardı. Peki kim koyacak benim adımı? dedi ama horoz çoktan ötmeye başlamış civcivin sesini bastırmıştı bile.

Evin avlusunda üzgün şekilde yürüyen civcivi gören evin emektar köpeği Karabaş:

-Hayrola civciv kardeş. Niye bu kadar üzgünsün, diye sorunca olanları Karabaş’a bir bir anlattı. Karabaş tam ona bir isim bulacakken evin kedisi Sarman’ı görünce birden her şeyi unutup onu kovalamaya başladı.

Yine başa dönmüştü civciv.

Ne yapayım kime gideyim diye düşünürken evin küçük oğlu Tahsin civcivi görünce bir çığlık attı.

altın civciv resmi

-Anne anne, bak yumurtadan yeni civciv çıkmış. Ay ne tatlı değil mi? Anne onun adını ben koyabilir miyim, diye arka arkaya nefes almadan sorunca annesi:

-Tabi oğlum koyabilirsin. Büyüyünceye kadar onunla sen ilgilen. Sonra Sarman görürse onu yer ona göre. Mutfakta karton koli olacak. Onu odana götür. Pencereyi ve kapıyı sıkı sıkıya kapat olur mu?

-Tamam anne. Onun adı “Altın” olsun. Baksana altın gibi sarı.

-Altın mı? Hadi Altın’ı al götür odana. Çalınır malınır sonra karışmam, deyince anne oğul birlikte gülüşerek içeri girdiler.

Yazının devamı olan “Altın Konuşmayı Biliyor” isimli yazı için buraya tıklayın

Müzik İçin Mehmet Yavuz’a Teşekkür Ederiz
Beğen  114
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir