ARİSTOTALES POLİTİKA KİTABI – DERS NOTLARI


546
96 PAYLAŞ, 546 Puan

ARİSTOTALES POLİTİKA KİTABI

ARİSTOTALES POLİTİKA KİTABI – DERS NOTLARI

Aristo’ya göre insan “zoon politikan”dır, diğer insanlarla birlikte işbirliği içinde yaşar. Ona göre birlikte yaşamanın bir çok türü vardır. Bazıları “aile” gibi evrenseldir. Diğerleri “kölelik” ve “polis” gibi evrensel değildir. Dolayısıyla siyaset konusunu işlerken insani birlikteliklerin şeklini, kökenini ve gerçekliğini irdelemenin gerekli olduğunu düşünür.

Aristo, kitapta “bütün insanlar iyi sandıkları şeyi elde etmeye çalışır” diyor. Bütün topluluklar da şu ya da bu iyi şeyi amaçladıklarına göre, toplumun en üstünü ve hepsini kapsayanı da, en yüksek iyiyi amaç edinmektir. Bu da “devlet” dediğimiz topluluktur ve bu topluluk türüne de “siyasal” diyoruz. Devlet adamıyla devlet, aile reisiyle ev halkı, efendiyle köleleri arasındaki ilişkilerin hep aynı olduğunu sanmak yanlıştır. Aralarında yalnızca büyüklük değil, nitelik farkı da vardır. Büyüklük ayraç değildir.

****

Bir adamla birkaç kişi arasında efendi-köle ilişkisi, daha çoğu arasında aile ilişkisi, bundan daha çoğu arasında da bir krallık ya da siyasi topluluk olduğunu söylemeliyiz. Bir kimsenin ötekilerin üstünde yönetme gücü varsa bu ilgili birimin ilkelerine göre krallıktır. Yurttaşlar sırayla hem yönetir hem de yönetilirse bu siyasal topluluk olur demek doğru değildir. Sorunu her zamanki ilkelerimizle yani çözümleme yöntemiyle incelersek bu apaçık ortaya çıkacaktır. Yöneten ile yönetilenin bir araya gelmesindeki amaç, ortak güvenliklerinin korunmasıdır. Çünkü gereken şeyleri zekasıyla önceden görebilen bir kimse, doğaca yönetici ve efendidir. Oysa beden gücüyle bunları yapabilen bir kimse doğaca köledir, yönetilenlerden birisidir. Bundan dolayı da  efendiyle köleyi birleştiren ortak bir çıkar vardır. İnsanlar başlangıçta kendileri kralların yönetimi altında yaşadıkları için hala birçokları öyle olduğunu, tanrıların da bir kralları olduğunu söylerlerdi. İnsanlar tanrıları insan biçiminde tasarladıkları gibi, onların yaşayışlarının da kendi yaşayışlarına benzer olduğunu sanırlar.

****

Son birlik, şehir ya da köylerden oluşan şehir ya da devlettir. Bununla hemen her bakımdan süreç tamamlanmıştır. Kendi kendine yeterliğe erişilmiş ve böylelikle yaşamın kendisini sağlamak için başlamışken, şimdi iyi yaşamı sağlayabilecek bir duruma gelmiştir. Bundan dolayı içinden çıktığı daha eski topluluklar nasıl doğalsa, şehir devleti de öylece yetkinlikle doğal bir topluluk biçimidir. Bu birlik ötekilerin amacıdır ve bunun doğasının kendisi bir amaçtır. Çünkü biz herhangi bir şeyin yetkinleşme sürecinin tamamlanmış ürününe o şeyin doğası deriz. İnsan, ev, aile, her şey o olmayı, kendi doğasına erişmeyi amaçlar. Bundan sonraki amaç ve neden ancak en iyi olandır.

Aristotales politika kitabı

****

Kendi kendine yeterlik ise hem amaç hem yetkinliktir. Bundan, devletin doğada var olan şeyler sınıfına girdiği ve insanın doğadan siyasal bir hayvan olduğu sonucu ortaya çıkar. Düpedüz bahtsızlığından değil de doğası gereği şehri ya fazla iyidir ya fazla kötü. Ya insanlığın altındadır ya üstünde. İnsanlığın altında olmaya bir örnek, Homeros’un “saygısızlık eder soyuna, düzene, ocağına” diye kınadığı savaş düşkünü kişidir. Böyle bir kimse doğası gereği savaşa düşkün olur. Tek başına kalmış bir dama taşı gibi hiçbir işbirliğine girmez. Fakat önümüzdeki yalnızca iş birliği yapıp yapmama sorunu değildir. Çünkü besbelli ki insan, arının ya da topluluk içinde, sürü halinde yaşayan başka herhangi bir hayvanın olmadığı anlamda siyasal hayvandır.

****

Doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz. İnsanı siyasal bir hayvan yapmak amacıyla da bütün hayvanlar arasında yalnız ona dili, anlamlı konuşma yetisini vermiştir. Konuşmak ses çıkarmaktan oldukça ayrı bir şeydir. Ses çıkarma yetisi öteki hayvanlarda da vardır. Bununla duydukları acı ya da hazzı anlatırlar. Çünkü gerçekten bazı hayvanların doğal güçleri onların hem haz ve acı duymalarına, hem de bu duygularını birbirlerine aktarmalarına elverişlidir. Oysa dil yararlı ve zararlı olanı, doğru ve yanlışı bildirmeye yarar. Çünkü insan ve öteki hayvanlar arasındaki gerçek ayrılık, yalnız insanların iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, haklı ile haksızı sezebilmeleridir. 

Aristotales politika kitabı

****

İşte bir aile ya da şehri meydana getiren şey de bu konularda ortak bir görüşü paylaşmaktır. Üstelik, şehir ya da devletin aileden de, aramızdaki herhangi bit bireyden de önceliği vardır. Çünkü bütün, parçalardan önce gelmelidir. El ya da ayağı ayırın, artık el ya da ayak olmaz. Böyle bir eylem sonucunda, onu o yapan güç ve işlevi yitirmiş olacağı için ortadan kalkacaktır. Dolayısıyla bunlar hakkında aynı sözcükleri kullanabiliriz ama aynı şeylerin sözünü ediyoruz diyemeyiz. Çünkü bir birey nasıl bir parçası ayrıldığı zaman tümüyle kendine yeterli olmazsa, o da tıpkı öteki parçaları gibi bütünle aynı ilişki içindedir. Tüm insanlar arasında onları bu ortaklığa sürükleyen doğal bir içgüdü vardır ve bir devleti kuran ilk adam, çok büyük yararlar sağladığı için övülmeye değer. İnsan nasıl tam gelişme durumuna ulaştığı zaman hayvanların en iyisiyse, yasa ve kurallardan ayrılınca da en kötüsü olur.

****

Baş edilmesi için en güç kötülük, silahlı olanıdır. İnsan her ne kadar silahlarını elinde tutarken anlayış ve erdeme yatkın olabilirse de, bunlara karşıt amaçlarla silahlarını kullanması çok kolaydır. Bu yüzden  erdemsiz insan varlıkların en vahşisi, en adalet bilmeyenidir ve oburluğu bakımından da en kötüsüdür. Oysa adalet devletin orta direğidir çünkü siyasal topluluğun hak’tır ve hak neyin adaletli olduğuna karar vermenin ayracıdır. Aristo, bu noktadan sonra o dönemde Yunanlılar arasında yaygın olan bir ilişki, birliktelik biçimini ele alır. Önce efendi ile köleyi tartışalım.

****

Çoğu kez yapılan varsayımlardan başlamak yerine bu konuyu kavramanın daha iyi bir yolunu bulabiliriz sanıyorum. Örneğin bazı kimselere göre efendilik etmek belli bir çeşit bilgiyi gerektirir ve bu bilgi, bir evi yönetmek ya da bir devlet adamı yahut bir kral olmak için gerekenle aynıdır. Başta değindiğim tabi ki yanlış bir görüş. Başkaları ise efendinin köleyi yönetmesinin doğaya aykırı düştüğünü, bu ayrımın yalnızca uylaşımdan ileri geldiğini çünkü efendi ile köle arasında doğadan bir ayrılık bulunmadığını ve bu yönetim türünün zora dayandığını ve onun için de haksız bir şey olduğunu söylerler.

Aristotales politika kitabı

****

Mesela bir gemi kaptanı cansız bir dümen kullanır ama gözcüsü canlı bir adamdır. Çünkü bir sanatta çalışan işçi, o sanat açısından işin araçlarından biridir. Bunun gibi mülkiyet konusu olan herhangi bir şey bir kimsenin yaşamasını olanaklı kılan bir araç sayılabilir. O kimsenin mülkiyeti ise köleleri de içinde olmak üzere, bu gibi araçların bir toplamıdır. Köle ise başka herhangi bir uşak gibi canlı bir yaratık olduğu için bir çok araç değerinde bir araçtır. Çünkü her aracımız Daidalos’un yaptığı heykeller ya da ozanın “ kendiliklerinden tanrının toplantısına girerler” dediği, Hephaistos’un tekerlekli sehpaları gibi, biz söyleyince ya da gerektiğinde kendisi görerek işlerini yerine getirebilseydi diyelim, dokuma tezgahının mekiği kendiliğinden gidip gelse, lirin mızrabı kendiliğinden çalsaydı, o zaman ne yapımcıların işçiye gereksinimleri olurdu ne de efendilerin köleye. Araçlar üretime uygundur, mülkiyet eyleme, yaşam ise üretim değil eylemdir.

****

Onun içindir ki mülkiyet konusu olarak köle, eyleme yarayan şeylerden biridir. Bazen mülkiyet konusu olan bir şeye “parça” denir. Çünkü parça yalnızca efendisinin kölesi değildir. Bu gözlemler, kölenin doğasını ve işlevini ortaya koymuş olmalı. Doğadan kendisinin olmayan, bir başkasına bağlı olan bir kimse, doğadan köledir. Bir kimse bir mülkiyet konusu yani araç olursa, o zaman bir başkasının malı olur. Fakat acaba bir kimsenin bir başkasına köle olması iyi ve haklı bir şey midir, her türlü köleliği doğaya aykırı saymalı mıyız?

****

Bu sorulara karşılık vermekte ne kurumsal tartışmalar ne de deneysel gözlemler bir güçlük çıkarıyor. Birinin buyruk vermesi, bir başkasının ise söz dinlemesi ilkece karşı konulmaz, bu hem zorunlu hem de faydalıdır. Bazıları yönetecekler, bazıları da yönetileceklerdir. Ortak bir birliği olan her şeyde, yöneten-yönetilen ilişkisi ortaya çıkar. Bu bütün doğaları gereğince özellikle canlı yaratıklarda görülür. Zihnin beden üstündeki yönetimi mutlaktır, zeka ise tutkuları anayasal olarak ve kralca yönetir.

****

Birinin buyruk vermesi, bir başkasının ise söz dinlemesi ilkece karşı konulmaz, bu hem zorunlu hem de faydalıdır. Bazıları yönetecekler, bazıları da yönetileceklerdir. Ortak bir birliği olan her şeyde, yöneten-yönetilen ilişkisi ortaya çıkar. Bu bütün doğaları gereğince özellikle canlı yaratıklarda görülür. Zihnin beden üstündeki yönetimi mutlaktır, zeka ise tutkuları anayasal olarak ve kralca yönetir.

****

Aristo’ya göre “doğadan köle” bir başkasına bağlı olabilen ve akıl yürütme yetisinden anlayacak kadar pay alan ama ona sahip olacak kadar pay almayan bir kimsedir. Öteki hayvanlar, sahiplerine akıllarını işleterek değil, söz dinleyerek  hizmet ederler. Kötülerin kullanılması da evcil hayvanlarınkinden hiç ayrılmaz. Bir her ikisinden de bedensel gereksinimlerimizin giderilmesinde yararlanırız. Bu durumda doğa özgür kişilerle kölelerin bedenlerini ayrı ayrı yapmayı amaçlamıştır. Köleler, zorunlu kol işleri için yeterince güçlü, özgür kişiler ise bu çeşit işlere yarayamayacak biçimde ama dimdik, bir devlet yurttaşının yaşamı için savaşla barış arasında bölünen bir yaşam için pek uygun yaratılmıştır. Fakat doğanın amacı böyle olabilirse de, tersi sık sık görülmektedir. Zihin niteliğini görmek ise bedenin niteliğini görmekten çok daha zordur.

Aristotales politika kitabı

****

Aristo daha ileriki bölümlerde farklı devlet biçimlerini ve bunların doğasını irdelemektedir. Yaşadığı dönem Yunan şehir devletlerinin yerini, öğrencisi olan İskender’in büyük imparatorluğunun olmakta olduğu dönemdir ama o, imparatorluk gibi bir siyasal yapının üstünde düşünmez bile. Anayasa’yı çeşitli tür ve biçimleriyle incelerken devlete bakmakla işe başlamamız ve onun bir tanımını yapmamız gerekiyor. Bu konuda genel bir anlaşma yoktur. Örneğin, işleyişi bakımından bazıları kamusal eylemi yapan devlet değil, oligarşi ya da diktatör ya da her neyse o yapar derler. Besbelli ki devlet adamının ve yasamacının etkenlikleri devleti yakından ilgilendirmektedir. Anayasa, bir devlet içinde yaşayanları örgütlemenin bir yoludur. Parçalardan oluşan herhangi bir bütün gibi, devlet de parçalara ayrılarak çözümlenmelidir. Biz önce yurttaşı incelemeliyiz çünkü devlet, yurttaşlarının toplamıdır. Öyleyse yurttaş kimdir ve bir kimseye yurttaş demeyi doğru kılan nedir, diye sormamız gerekiyor.

Aristotales politika kitabı

****

Burada da genel bir anlaşma yoktur. Çoğu kere bir demokraside yurttaş olan bir kimse oligarşide yurttaş değildir. Tanımlamak amacıyla “tanımlanmamış yetke” dememizi öneriyorum. Yurttaşları, işte buna katılanlar diye tanımlıyoruz. Böyle bir tanım, gerçekte yurttaş adı verilenlerin hemen tümüne uyar gibi görünüyor. Mesela bazı anayasalarda Demos’a karşılık bir kurul, üyeliği belli bir Meclis yoktur. Yalnız zaman zaman bir toplantı olur, sonra adaleti bütün yurttaşlar sırasıyla dağıtmayabilir. Bu görev bir kesime verilmiştir. Örneğin Sparta’da sözleşmelerden çıkan davalara Ephar’lar bakar. Aralarından biri ya da öteki adam öldürme davalarına yaşlılar, öteki davalara da hiç kuşkusuz başka kurullar. Bunun gibi Kartaca’da da bütün davaları resmi kurullar yargılar. Egemenlik ise ya bir azlığın ya da çokluğun elinde bulunacaktır. Fakat bu yönetenler belli bir kesimin çıkarını gözetirse, söz konusu anayasa bir sapmadır. Çünkü ya katılanların yurttaş olmadıklarını söylememiz gerekir ya da bunların ortak iyiliği paylaşmaları gerekir.

Aşağıdaki yazılara da göz atabilirsiniz

KUTADGU BİLİG – ESER HAKKINDA İNCELEME

Rönesans Nedir? – Ders Notları

Reform Nedir, Nasıl Ortaya Çıkmıştır ? – Ders Notları

Feodalizm (Derebeylik) Nedir ? – Ders Notları

Avrupa Birliği’nin Ortaya Çıkışı – Ders Notları

ARİSTOTALES POLİTİKA KİTABI


Beğendin Mi? Arkadaşlarınla Paylaş!

546
96 PAYLAŞ, 546 Puan
Hasret Türkan

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format