Menu

Hırsızlar Markette Buluşuyor – Altın Civciv Hikayesi

Çocuklar çok da uzak olmayan markete yaya olarak gitmeye karar verdiler. Zira konuşmalarını duyan biri operasyona engel olabilirdi. Hem yolda da planlarını tekrar tekrar gözden geçirebilirlerdi.

O sırada Tahsin civcivini sırt çantasına koydu ama çantayı önüne astı. Ablasıyla Mert ona çok güldülerse de o vazgeçmeyip:

-Altın’a bir şey olmasını istemiyorum. Böyle daha güvenli, dedi.

Karabaş’ta bir ileri bir geri gidip çocukları tehlikelere karşı korumaya çalışıyordu. Ara sıra havlayıp yoldan geçenlere göz dağı veriyordu.

Yirmi dakika sonra markete gelmişlerdi.

Önce reyonları gezen çocuklar nihayet market elemanını gördüler. Az ilerde de haydutlar market elemanıyla konuşmak için fırsat bekliyorlardı. Çocuklar market elemanıyla konuşmaktan vazgeçip ellerindeki telsizlerden birini ürünlerin arasına gizlice koydular. Amaçları haydutlar ile market elemanının konuşmalarını az öteden dinlemekti. Çevresinden müşteriler çekilince haydutlar market elemanının yanına geldiler.

hırsız

-Ne haber Bıçkın Ahmet? diye sordu haydutlardan birisi

-Bana lakabımla çağırmayın diye kaç defa söyledim size. Yerin kulağı var. Zaten kodesten firar edeli iki yıl oldu. Anca kendime iyi bir iş bulabildim. İyi ki de sabıka kaydı falan istemediler. Yoksa yine işsizlik.

-Hapishanede insanı aç mı bırakıyorlar? dedi öbür haydut.

-Aç bırakmıyorlar ama ya özgürlüğün tadı başka hiçbir şeyde yok. Hem diyeceğim şu ki, ben rahatım arkadaş bana bulaşmayın.  Ben soygundan falan vazgeçtim.

-Şimdi mi söylüyorsun lan bunu. Günlerdir plan yapıyoruz. Sen olmadan biz bu soygunu yapamayız. Anlasana biz saç ayağı gibiyiz ne güzel günler yaşadık bir hatırlasana!

Bıçkın Ahmet karar vermişti bir kez. Onu dinlemiyor gibi yapıp bir de müşterilere gülümseyince haydut iyice kızdı. Bıçkın Ahmet’in yanına biraz daha yaklaşıp:

-Eğer vazgeçersen seni polise ihbar ederiz. Öyle değil mi Bilo? dedi gözünü kırparak

-Öyle, dedi diğer haydut elindeki bıçağı göstererek.

Çocuklar az ilerde tüm konuşmaları duymuşlar epeyce ürkmüşlerdi. Bir oyun gibi düşünmüşlerdi oysa.

Gerçekten bu iş boylarını aşıyordu.
polis telsizi

Sırada karakoldaki telsizin başındaki polis memuru da tüm konuşmalara şahit olmuştu. Komiserine  tüm duyduklarını anlattı. Nasıl oluyordu da polis telsizinde bu tür konuşmalar yapılabiliyordu? Bunu da ertesi sabah işe gelen polis memuru Kadir’den öğrendiler. Kadir, komiserine yeğeninin bir ödev için telsizi istediğini, onu kırmamak için de verdiğini sıkılarak anlattı.

Komiser, Kadir’e çok kızacaktı ama soyguna engel olunacağı için kızma işini erteledi. Polis teşkilatı pazar günü için tüm ekipmanlarını hazırlayıp olası bir çatışma için tedbirlerini aldı. Çocuklar karakola acilen getirildi. Onlar ilk önce yeri belli olan market elemanını ona sezdirmeden sivil polislere gösterdiler. Şimdi sıra haydutlara gelmişti. Onların kim olduğunu da Bıçkın Ahmet’ten öğreneceklerdi.

Market elemanı eski bir suçluydu. Lakin bu işleri bırakıp dürüst bir hayatı tercih ettiğini haydutlarla konuşması esnasında polisler de şahit olmuştu. Bu nedenle market elemanıyla rahatça irtibata geçip diğer hırsızları kolaylıkla yakalayabilirlerdi.

polis ve araba

Polis market elemanıyla anlaştı. O, haydutlara  yalandan yangın çıkardığını söyleyip haber verecekti.  Onlar bankanın içine girdiklerinde de zaten içerde operasyon için bekleyen polisler tarafından suçüstü yapılacaktı. Ödül olarak da market elemanı o gün için karakola teslim olacak daha sonra polislere yardım ettiğinden ötürü hakim tarafından affedilecekti.

Müzik İçin Mehmet Yavuz’a Teşekkür Ederiz
Beğen  87
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir